| Okul Kurucumuz Sn. Cihan Karamık’ın, Çekmeköy Magazin dergisinin Ekim 2006 sayısına verdiği röportaj metni
ÇM: Sn.Cihan Karamık Nasrettin Hoca Anaokullarının kurucususunuz ve kurumlarınız Çamlıca ve Çekmeköy bölgelerinde Okul Öncesi Eğitim alanında hizmet veriyor. Bize kendinizi tanıtırmısınız?
CK: Öncelikle Çekmeköy halkına hizmet vermek üzere yayın hayatına yeni başlayan derginize hayırlı olsun diyorum. 1972 yılında Almanya’nın Bünde şehrinde doğdum. Ilk ve orta öğrenimimi Konya-Ereğli Lisesinde tamamladım. 1994 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümününden mezun oldum. 1999 yılında sorumlu müdürümüz ve eşim Sn. Sibel Karamık’ın değerli katkılarıyla Çamlıca Nasrettin Hoca Çocuk Evi’ni kurduk. 2006 yılında da Çekmeköy şubemizi kurduk. Halen özel bir firmada mesleğimi icra ediyorum. Evli ve bir çocuk babasıyım.
ÇM: Okul öncesi eğitimin niçin gerekli olduğundan bahsedermisiniz?
CK: Araştırmalar gösteriyor ki; bir okul öncesi kurumda eğitim görerek ilkokula başlayan çocuklar, bu eğitimi görmeyenlere oranla daha katılımcı, girişken ve uyumlu oluyorlar. Bunun nedeni ise; okul öncesi eğitim kurumunda çocukların sözel faaliyetlerine imkan veriliyor, özgüvenleri geliştiriliyor, çocuk en iyi oyun ortamını orada buluyor, paylaşmayı öğreniyor, yaşıtlarıyla ilişkiye girerek kendi hakkını korumayı ve başkalarının özgürlüğüne zarar vermemeyi öğreniyor. Çocukların yetişkin kimliğini ortaya çıkaracak olan karakter özelliklerinin okul öncesi eğitim döneminde belirginleştiği düşünülürse, onlara bu yaşlarda aktarılacak temel bilgi ve beceriler, kazandırılacak toplumsal ve ahlaki değerlerle, sağlıklı bir toplumun oluşturulması için okul öncesi eğitim kurumlarının ne denli önemli bir görev üstlendiği ortaya çıkacaktır.
ÇM: Bir okul öncesi eğitim kurumu sizce hangi kriterler göz önünde bulundurularak seçilmelidir?
CK: Biz kurum olarak bu güne kadar edindiğimiz tecrübe ve teknik birikimimize dayanarak anne-babalara, çocukları için bir okul öncesi eğitim kurumu ararken birazdan sıralayacağım 5 adımı izlemelerini tavsiye ediyoruz.
1. İZLEYİN
Bir kaç okul öncesi eğitim kurumunu ziyaretle başlamalısınız olaya. Her ziyarette, ilk izleniminler üzerinde düşünmeli ama orada kalmamalısınız. Mekan çocuğunuz için güvenli gözüküyor mu? Çocuğunuzun öğretmeni olacak kişi konuşmaktan ve çocuklarla oynamaktan hoşlanıyor mu? Öğretmenler her çocuğun göz hizasına inerek mi konuşuyor? Çocukların erişebileceği yerlerde çok sayıda oyuncak ve eğitsel materyal var mı? Bir kuruluşu mutlaka birden fazla ziyaret etmelisiniz. Ve çocuğunuz için doğru yer olduğuna dair iyi hisler besleyene kadar oturmalısınız. Çocuğunuz okula başladıktan sonra da zaman zaman ziyaretinizi sürdürmelisiniz.
2. DİNLEYİN
Okul öncesi eğitim kurumundan nasıl sesler yükseliyor? Çocuklar mutlu ve aktivitenin içinde mi? Öğretmenlerin ses tonu nasıl? Neşeli ve sabırlı gözüküyorlar mı? Unutmayın ki, çok sessiz bir ortam yeterli aktivitenin yapılmadığının işaretidir. Çok gürültülü bir ortam ise kontrol eksikliğinin!,
3. SAYIN
Gruptaki çocukları saymalısınız. Sonra da onlardan sorumlu olan personeli. Unutmayın ki, bir yetişkine ne kadar az çocuk düşüyorsa, sizin çocuğunuz o kadar fazla ilgi görecektir. Küçük yaş grubu için buna daha çok özen göstermelisiniz.
4. SORUN
Çocuğunuzun ihtiyaç duyduğu ilgi ve eğitimin verilebilmesi için öğretmenlerin bilgisi ve deneyimi çok önemlidir. Bütün personelin geçmişini ve deneyimini sormalısınız: Okul idarecisi, öğretmenler ve çocuğunuzla ilişkide olacak diğer yetişkinler. Bütün personelin gerekli eğitim seviyesine sahip olduğundan emin olmalısınız. Kaliteli bir okul idarecisi ve öğretmenleri bu soruları sormanızdan memnuniyet duyacaktır.
5. BİLGİLENİN
Çevrenizde okul öncesi eğitimin kalitesini arttırmaya yönelik çalışmaları araştırmalısınız. Öğretmeniniz bu tür aktiviteleri takip ediyor mu?
ÇM: Biraz da Nasrettin Hoca’dan bahsedelim. Yuvanıza Nasrettin Hoca’nın ismini koymak nereden aklınıza geldi?
CK: Nasrettin Hoca herşeyden önce bizden biri. Kendi kültürümüzün dünyaya malolmuş bir simgesi. Ince zekası, nükteli yorumları ve esprileriyle çocukları seven ve çocukların da sevdiği bir şahsiyet. İnce nükteleriyle değerlerimize ilişkin sınırları zorlamadan bizi güldürmeyi ve düşündürmeyi başarabilen özel biri.
İşte tüm bu yönleriyle Nasrettin Hoca bizim çizgimizi söze ihtiyaç olmadan yansıtan bir ayna.
ÇM: Okulunuzun dışarıdan oldukça neşeli ve renkli bir ifadesi var. Bize biraz da içinden bahsedermisiniz. Eğitim prensipleriniz, hizmetleriniz, fiziksel mekan özellikleriniz, personeliniz…
CK: Sadece anaokulu olarak projelendirdiğimiz Çekmeköy binamızda her şey çocuklarımıza özel. Ortak mekanlarımız oldukça geniş ve ferah. Bütün sınıflarımız aydınlık, güneş alan ve geniş mekanlar. Mobilyalarımız renkleriyle, ölçüleriyle, modelleriyle tamamen bize özgü… Güvenlik ve sağlık birincil kriterimiz. Yer döşemelerimiz bu amaca yönelik olarak Fransa’dan getirtildi.
Bütün binamız 24 saat kameralarla izleniyor ve kayıt tutuluyor. İsterseniz internetten ya da bekleme salonumuzdaki ekrandan on-line olarak, isterseniz de bilgisayarımızdaki kayıttan off-line olarak çocuklarınızı izleyebiliyorsunuz.
Merkezi ses sistemimizi eğitimi destekleyici bir araç olarak kullanıyoruz. Çocuklarımızın kulaklarına seçtiğimiz klasiklerden örnekler fısıldıyoruz…
Sinevizyon salonumuzda bazen bir çizgi film izleyerek dinleniyor, bazen de işlediğimiz bir konuyu destekleyici programlar izliyoruz.
“Eğitim çocuğu sevmekle başlar; ona saygı duymakla gelişir, bilgi ile olgunlaşır” ilkesi bizim yola çıkış sloganımız oldu.
Bu ilkeyle çocuklarımızın gelişim alanlarını destekleyerek, bir üst programa en iyi şekilde adapte olmalarını sağlamak, onların oyun, eğitim ve özbakım gereksinimlerini güleryüzlü ve çağdaş bir yaklaşımla karşılamak, en önemli besin kaynağı olan “oyun”u, amaca uygun ve güvenli mekanlarda, modern araçlarla uygulatmak, onlarda öğrenmeye ilgi uyandırmak ve onlarda varolan yetenekleri uzman yaklaşımlarla ortaya çıkarmak, sıcak ortamlarda ikili ya da grup oyunları ile sosyalleşme süreçlerini desteklemek, yaşıtlarıyla ilişkiye girerek paylaşma, kendini savunma, haklarını koruma ve başkalarını gözetme yönlerini geliştirmelerini sağlamak, özgürce kendilerini ifade edebilmelerine imkan sağlamak, zihin ve dil gelişimlerini hızlandırmak, Sanat faaliyetleri, yoğurma maddeleri ile küçük kas motor gelişimlerini desteklemek temel eğitim hedeflerimiz arasında yer aldı.
Bunun dışında, İngilizce, bilgisayar, müzik, eğitsel jimnastik ve folklor branş dersleriyle de çocuklarımızın eğitimleri desteklenmektedir. Sağlık kontrolleri yapmak, aile eğitim seminerleri düzenleyerek, okul-aile işbirliğini geliştirmek, gelişim testleri uygulayarak aileyi bilgilendirmek ve geliştirici çalışmalar başlatmak diğer hizmetlerimiz arasında.
Bütün bu hizmetleri Çocuk Sağlığı ve Eğitimi uzmanı Sn. Sibel Karamık’ın koordine ettiği hepsi alanında tecrübeli, 1 psikolog, 1 yönetici sekreteri, 7 sınıf öğretmeni, 2 yardımcı öğretmen, 5 branş öğretmeni, , 2 temizlik ve 1 mutfak görevlisi, 1 servis şoförü olmak üzere toplam 21 kişilik bir kadroyla yürütmekteyiz.
ÇM: İleriye dönük ne gibi hedefleriniz var?
CK: Okul öncesi eğitimin yanında engelli çocuklarımızın eğitimine katkıda bulunmak gibi kısa vadeli bir hedefimiz var. Eylül 2007 gibi Özel ve Rehabilitasyon Merkezimizi faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Orta vadede ise hedefimiz okul öncesinden ilköğretime sıçramak…
ÇM: Verdiğiniz aydınlatıcı bilgilerden dolayı teşekkür eder, başarılarınızın devamını dileriz.
CK: Ben de şahsım ve temsil ettiğim kurum adına sizlere teşekkür ediyor, başarılı bir yayın hayatı diliyorum. |